şiir arşivi menü
- yonja
- aile şiirleri
- allah şiirleri
- ankara şiirleri
- anne şiirleri
- antalya şiirleri
- araba şiirleri
- asker şiirleri
- aşk şiirleri
- atatürk şiirleri
- ayrılık şiirleri
- baba şiirleri
- barış şiirleri
- bayrak şiirleri
- bayram şiirleri
- bebek şiirleri
- çanakkale şiirleri
- çevre şiirleri
- çiçek şiirleri
- çocuk şiirleri
- deniz şiirleri
- doğa şiirleri
- doğum günü şiirleri
- dolunay şiirleri
- dost şiirleri
- eğitim şiirleri
- erzurum şiirleri
- evlilik şiirleri
- gece şiirleri
- gurbet şiirleri
yonjasohbet.com
anne şiirleri
Aney
Yeşeren yapraklar solmuş aney!
Kar yağmış mapus haneye.
Demirler soğuk, duvarlar soğuk aney,
Donmuş umutlarımla baş başayım bu yerde.
Giydiklerim zayıf ısıtmaz beni,
Sefillikten öte bir haldeyim ben!
Tir, tir titrerken seni düşünüyorum aney
Yanar dağlar gibi yüreğim desin…
Krater açmış hasretin bağrımda aney,
Kara kışın ardındaki yeşili görüyorum..
Kızıl güllerin güzelliği gözlerimi kamaştırıyor aney...
Hayal kurmaya bile gücüm kalmadı.
kara kışın ardındaki özgürlüğü görüyarum aney...
Hüseyin Gedik
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiirin hikayesi:
Evet bu şiir ankara cebeci yarı açık cezaevinde 86 yıllarında kış bastırmış ben terzi hanede calışıyorum cezaevimiz ismi ile birde gazete yayinlanıyor ben arada şiir gönderiyorum bazıları yayına giriyordu osman adında bir arkadaşım vardı çok şiir yazmiş ama birtürlü yayına uygun görülmemişdi çok da isdiyordu kendi ismiile bir şiir yayinlatmak birgün benden bu konuda rıcada bulundu bende makinamın başında günlük işimi bitirdikden sora koyuldum şiir yazmaya aney kaleme alınmış oldu ve onu osmana verdim gazeteye gönderdi yayınlandı birde yerelbir gazete cezaevimiz gazetesinden alıntı yaparak yayınlamış ve osmana birde gazete göndermiş osmam gazete ile bana geldi ve seni tebrik ederim dedi hayırdır dedim gazeteyi gösterdi yayinlandımı dedeimki yerel gazeteyide gösterdi teşekür etdi bende beni tebrik eddiği için ona eşekür etdim aney gerçekden zorluğu tüm çıplaklığıyla yaşarken yazılmışdır.
Anne
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına
Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana
Yok elimde bir demet menekşe
Yok elimde sevdiğin gül şekeri
Yok işte sana bir şey
Bilmem ki ne demeli
Bir tek ağır yaralı özlemim
Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim
Anne benim, aç kapıyı
Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın
Ölmeyesin, bitmeyesin
Yürekyarısı gitmeyesin dediğin
Anne benim, aç kapıyı
İşte geldim, işte bu sana ilk gelişim
Hep senin için gökyüzünde bir evimiz olsun isterdim
Hep senin için bulutları isterdim
Ellerimi açtırıp dua ettirirken
O küçük evimizde sokulurken göğsüne her gece
Hani her gece sorduğumda
Anne babam nerde
Nerde kuşların dilinden anlayan adam
Ve menekşelerle konuşan adam
Nerde anne
Ve sen bastırıp bağrının kızılca kıyametine acını
İbrahim Sadri
Hayat Nedir Anne?
benim hiç sapanım olmadı anne,
ne kuşları vurdum,
ne de kimsenin camını kırdım...
çok uslu bir çocuk değildim ama,
seni hiç kırmadim, hep boynumu kırdım.
ben hayatım boyunca
bir tek kendimi vurdum! ..
suskun görünsem de,
fırtınalı ve mağrurdum anne.
bir mızrak gibi,
aynada hep dik durdum anne! ..
ben sana hiç bir gün laf getirmedim,
leke sürmedim.
ama göğsümü çok hırpaladım,
kalbimi çok yordum...
ben hayatım boyunca, en çok kendimi sordum! ...
benim hiç sevgilim olmadı anne,
ne bir yuva kurdum,
ne bir gün şansım güldü...
öpemeden bir bebeğin gidişini,
tükendi gitti çağım...
kimi yürekten sevdiysem,
yüreğini başkasına böldü...
bir muhabbet kuşum vardı,
o da yalnızlıktan öldü...
sen beni göğsünde
hep acılarla mı soğurdun anne?
yoksa evlat diye,
koca bir taş mı doğurdun anne?
eziyet degilim, zahmet değilim,
musibet hiç değilim;
bir senin mi balına sinek kondu, söylesene!
doğurdun da beni,
ne ile yoğurdun anne?
benim hiç hayalim olmadı anne...
ne seni rahat ettirdim,
ne kendim ettim rahat...
BİR MUTLULUK FOTOĞRAFI BİLE ÇEKTİRMEDİ BU HAYAT!
kaybolmuş bir anahtar kadar
sahipsizim anne...
ne omuzumda bir dost eli,
ne saçımda bir şefkat...
say ki yollardan akan,
şu faydasız çamurdum anne...
say ki ıslanmaktım, üşümektim,
say ki yağmurdum anne!
bunca yıldır gözyaşlarını,
hangi denizlere sakladın?
oy ben öleyim,
SEN BENİ NE DİYE DOĞURDUN ANNE? ? ?
Yusuf Hayaloğlu
anne şiirleri